28 Eylül 2009 Pazartesi

hmm tolstoy diriliş=/ (hiç bu yönden düşünmemiştim!!)

hayatta her birimiz bir işi yapmak için,bu işin yararlı,önemli olduğuna inanmak isteriz.bu nedenle bir insanın durumu ne olursa olsun,toplumsal hayat hakkında üstleneceği düşünce,yapmakta olduğu işin önemli olduğuna kendisini inandıracak biçimde olacaktır.
mesela biz,hırsızların,katillerin,casusların,kötü kadınların mesleklerini beğenmediklerini,bu yüzden utanç duyduklarını zannederiz.oysa iş hiç de öyle değildir.kaderlerinin,işledikleri hatanın yönlendirmesiyle herhangi bir duruma düşen kişiler,bu durum ne denli küçük düşürücü olursa olsun,yaşam konusunda hemen yeni bir görüş ediniverirler.böylece yeni durumları kendilerine çok yararlı,çok saygıdeğer görünür.
ustalıklarıyla övünen hırsızları,ahlaksızlıklarıyla övünen fahişeleri,zalimlikleriyle övünen katilleri görünce şaşırırız.bu şaşkınlığı biz,bu insanların çevrelerinden olmadığımız için duyarız.oysa bir bakıma onlara hak vermemiz gerekir.gerçekten de zenginler varlıklarından-yani vurgunlarından-,güçlü insanlar da güçlerinden-yani zorbalıklarından- gurur duymazlar mı?..

KORKULARIM...

Hiç korkmaz mısınız karanlıkta kalmaktan?Sizi korkutan karanlık değil ışığı bir daha görememe düşüncesi değil mi?Aşktan korkuyoruz ama Aşksız kalmaktanda.Kaybetme korkusu olmayan insan var mıdır?Varsa da insan mıdır?Sadece aklıma birden korkularım geldi..Peki artık kaybedecek birşeyimizin olmadığını düşündüğümüz an herşey boş gelir ya işte o an kıpıldamaksızın durmak ya da neresi olursa olsun kaçmak istersiniz ya ve işte o an kaybettiğin şey aklına gelir ve kaçmak en zor olan fiil olur..Düşünmek istemezsin avazın çıktığı kadar şarkılar söylersin ama içindeki sesten başka ses duymazsın offffffff çok konuştum..Kaçan kovalanır dediler küçükken bende kaçmıyorum hani kovalamazlardı başıma üşüştü tüm korkular=((